24 Haziran 2011

Internet'in Geleceği

Cisco, network cihazlarının üzerine server blade'leri duyurduğunda biraz şaşırmıştım. Network deyince ilk akla gelen firmanın bu pazara girmesi ve zaten farklı alanlarda işbirliği içinde olduğu firmalarla rekabete başlaması beni düşündürmüştü. Arkasından Unified Computing adını verdikleri bir mimari duyurdular, çok da iyi yaptılar. Huawei de bu akımı takip etmekte gecikmedi ama Huawei'nin neredeyse tüm pazarlara talip olduğu varsayılırsa, Huawei'nin hareketi benim için çok şaşırtıcı olmadı. Bugün düşündüğümde Cisco'nun hareketinin arkasındaki tek sebebin kendisine yeni pazarlar yaratmaktan ibaret olmadığını düşünüyorum. Nedenine biraz sonra geleceğim ama önce CDN konusunda fikri olmayanlara bir not düşeceğim.

Günlük hayatınızı sürdürmekte iken bilgisayarınıza indirmeye başladığınız bir güncelleme var diyelim, ya da youtube'da bir video izliyorsunuz. Oluşan trafiğin nereden geldiğine dikkat ederseniz, durum çubuğunda bilgisayarınızın bu dosyaları büyük ihtimalle akamai.net, edgecast gibi farklı yerlerden indirmeye çalıştığını farkedersiniz. Bunun amacı popüler içerikler için her seferinde içeriğin kaynak noktasına gidilmemesi için bir içerik dağıtım ağının kurulmuş olması ve ilk indirmeden sonraki trafiğin (diyelim) Amerika'dan değil, Türkiye'deki sunuculardaki kopyasından yapılmasıdır. Akamai, Edgecast, Level3 gibi şirketler ise bu hizmetleri sunan büyük oyuncular. Hizmete ise CDN, yani içerik dağıtım ağı deniyor.

CDN'de yapılan iş kabaca şöyle: Bu firmalar dünyanın çeşitli lokasyonlarında sunucu parkları ve büyük disk kapasiteleri kuruyorlar. Standart kullanıcılar internetten bir içeriği indirmek istediklerinde onları CDN ağındaki bir sunucu karşılıyor. İlk istekte dosya kaynağından çekilip kullanıcıya ulaştırılıyor. Diğer kullanıcılar aynı içeriğe ulaşmak istediklerinde ise içerik, geçici kopyasından sunuluyor.

CDN olmadığında içerik dağıtımı (geleneksel yöntem): Tüm istekler içeriğin kaynağı olan sunucudan dosya çekmeye gider.


CDN ile içerik dağıtımı: İlk istek CDN sunucu tarafından kaynak sunucudan alınır ve kullanıcıya sunulur. Aynı CDN'den hizmet alan diğer kullanıcılar aynı içeriğe erişmek için CDN sunucusundaki kopyadan faydalanırlar. Şekilde Avustralya bölgesindeki talebe dikkat.


Servis sağlayıcılar, peering trafiğini düşürmeye yardımcı oldukları için genelde CDN şirketlerine karşılıksız yer sağlıyorlar, hatta trafik başına belirli bir ücret ödüyorlar. CDN firmaları aynı zamanda içeriğin sahibi olan Microsoft, Youtube, Facebook gibi firmalarla da işbirliği yapıyorlar. CDN ağının ne kadar çok noktada sunucuları varsa, ne kadar çok içeriği kendi üzerlerinden taşıyıp uluslararası peering trafiğini düşürmeye katkı sağlayabiliyorlarsa pazarlık güçleri de o kadar fazla oluyor. Ancak ne var ki artık telekom operatörleri bu gidişe bir dur demek istiyor, çünkü kendileri için önemli bir maliyet yaratan Facebook ve benzeri trafiği karşılıksız taşımak istemiyor. Bu savaşı dünyada başlatan telekom operatörlerinin başı British Telecom oldu ve taraftarları da eminim artmaktadır.

Dolayısıyla telekom operatörleri yavaş yavaş kendi CDN'lerini kurarak tekelleşmeye başlamış bu firmalara karşı ellerini güçlendirmek istiyor. İşyerindeki yöneticim, internetin gelecekte bir "videonet" olacağını söylüyor. Bugün toplam trafik içinde %5 seviyelerinde olan video trafiğinin, 2015 yılında %90 seviyelerinde olacağı öngörülüyor. Bunun anlamı internetin önümüzdeki 3-4 yıl içinde yaklaşık 20 kat büyümesi demek. Böyle bir ortamda içeriği dağıtacak olan yapı sadece routing yapan iletişim ağları olmayacak, trafiğin büyük kısmı CDN ağları üzerinden taşınacak. Operatörler daha büyük bir iştahla kendi CDN'lerini kuracak ve CDN'ler arası trafik paylaşımı için gateway'ler kurulacak.

Şu anda CDN konusunda herkesin uzlaştığı bir standart bulunmuyor. Bazı çalışma grupları CDN standardı oluşturmak için çalışmaya devam etse de çalışmalar henüz doygunluktan hayli uzak. Geçen gün Cisco'nun da bu standartları oluşturan komitelerden birinde aktif görev aldığını öğrendim. Cisco aynı zamanda ticari olarak CDN çözümü de sunan bir şirket. Taşlar böylece yerine oturmaya başladı. Cisco markalı sunucu konusunda şimdi geri dönersek, Cisco gibi bir şirketin bu pazara girmesinin sebeplerinden birinin CDN ile bağlantılı bir strateji olduğunu düşünüyorum.

Görünen o ki yakın zamanda internet şebekesi bugün olduğundan çok daha akıllı bir yapıya kavuşacak. İçeriğin kopyaları kullanıcıya gittikçe daha da yaklaşacak. Bu işlemi yöneten sunucular, network cihazları ile daha yakın çalışacak. İçerik kullanıcının çok yakınındaki disklerden gelmeye başlayacak, bazı kabiliyetler modemlere kadar taşınacak. Böyle bir durumda bir network firmasının blade şasi üzerine sunucu kartı sokuşturması da bence gayet normal.  

Görünen o ki internet yakında çok değişecek.

Şekillerin kaynağı: http://www.mactalk.com.au/content/whats-content-delivery-network-1086/

0 yorum:

Yorum Gönder